4 results listed
İnsanların yaşarken karşılaştıkları olaylara binaen telaffuz ettikleri sözlerin bir
kısmı mesel olarak kabul görmüş, kulaktan kulağa dilden dile aktarılarak
günümüze kadar yazılı ve sözlü edebiyatta kullanıla gelmiştir. Edebiyat özelinde
meseller içinden çıkmış olduğu ve onu üreten toplumun kültür aynasında görülen
edebi suretler içinde bulunmaktadır. Her milletin edebiyatında mesellerin ilk
ortaya çıkış olayı zamanla unutulsa da onun için kullanılan sözler hafızalarda ve
günlük kullanımlar vasıtasıyla canlı tutularak bugüne kadar gerek sözlü olarak
gerekse emsal kitapları ve edebi eserler vasıtası vasıtasıyla günümüze aktarılmıştır.
İnsanların karşı karşıya kaldığı ilk olay (Vârid/Mevrid) esnasında kullandığı
ifadenin daha sonra bir zaman diliminde ilkine benzeyen yeni bir olay için
(Madrib) kullanılmasına “darbu’l-mesel” denilmektedir. Arap mesellerinin
kaynağı bilinsin veya bilinmesin her meselin gerçekte bir mevridi, bir de madribi
vardır. Arap emsal kitaplarında geçen mesellerin pek çoğunun ortaya çıkmasına
sebep olan olayı günümüzde kullananlar tarafından pek bilinmese de yine de
hepsi için olmasa dahi bu olaylar meselin anlaşılması için kısaca zikredilmektedir.
Mesellere yol açan olaylar, insan karakterini ve davranışını ortaya seren ahlaki ve
insani meziyetlere yaklaşım ve tutumun veciz sözle ifade edilerek tespitine yol
açmaktadır. Bu ahlaki ve insani diyebileceğimiz meziyetler onun cesaretine,
cömertliğine, yardım severliğine vb. güzel görülen özelliklerine işaret edebileceği
gibi, bazen de cimrilik, korkaklık, ahmaklık vb. gibi hoş görülmeyen meziyetlerine
dair de olabilmektedir. Bu çalışmamızda bu Arap mesellerinde meselin ortaya
çıkmasında etken olmuş çocuk figürlerini “Arap Mesellerinde Çocuk Betimlemesi” başlığı altında ele alıp inceleyeceğiz.
Proverbs are expressions humans committed in the aftermath of certain events they
have witnessed in their life and are spread abroad from mouth to mouth all the way
to today’s oral literature. In literature, proverbs are the representations of the society
they are born in and a mirror of the literary pictures of culture. Although the first
appearance event of a proverb in many nations are usually forgotten in time, the
proverb itself is kept alive through history to today in daily expressions and memories
and by oral means, precedent books and literary works.
The expression for a first time seen event (Vârid/Mevrid) and using the same
expression after a new, similar second event (Madrib) is called “darbu’l-mesel”. Whether the source of Arabic proverbs are known or not, every proverb has a mevrid
and a madrib. Even though the source of some of the proverbs in Arabic precedent
books are commonly not know by the users, the proverb is still used to point out, if
not all, the events they were born prior to.
The events that caused a proverb lead to epigrams pointing out towards the approach
and attitude for the moral and humanitarian qualities that reveals humans’ personas
and behaviors. These moral and humanitarian qualities can point to one’s courage,
generosity, charitableness and such but they can also signal for unwanted attributions
such as stinginess, cowardice, foolishness. This study examines the children figure that played a role in the events that revealed a proverb in Arabic proverbs.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Aladdin GÜLTEKİN
Genel anlamda dil öğretiminin nasıl öğretileceği hususu, geçmişten günümüze tartışmalara
sahne olmuş, buna bağlı olarak birçok farklı yöntem geliştirilmiş ve uygulanmıştır. İlahiyat
Fakültelerinde eğitim gören öğrencilerin sayısı da yeni açılan fakülteler ve artırılan öğrenci
kontenjanlarıyla oldukça artmış durumdadır. Yabancı dil öğretiminde takip edilen yöntemler,
genellikle konunun uzmanları tarafından uzun süre denenmiştir. Bu yöntemler faydalı olduğu
kabul edilmiş bir yöntemin eksik veya yetersiz taraflarının telafisi ile geliştirmiş yöntemlerdir.
Bu çalışmaların genelde bir yabancı dilin, özelde Arapçanın daha iyi öğretilmesine tesir ettiği
görülmüştür. Arapça Hazırlık öğretiminde arzulanan şey, öğrenciyi eğitimin amaçlarına hızlı ve
en güvenilir biçimde ulaştıran öğretim metodu elde edebilmektir. Bu çalışmada, 2011 yılında
öğrenci kabul ederek eğitim ve öğretime başlayan Karabük Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin
Arapça öğretimindeki uyguladığı yöntemi “İlahiyat Fakültelerinin Özellikle Karabük Üniversitesi
Özelinde Arapça Öğretiminde Yeterliliği” adı altında ele alıp inceleyeceğiz.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Aladdin GÜLTEKİN
In general terms, how to teach a second language has been a subject of debates from past to
present and various methods have been developed and implemented accordingly. The number
of students studying at the Faculties of Theology in Turkey has increased considerably with the
newly opened faculties and increased student quota. The methods used in the foreign language
teaching were generally tested by experts of the subject for a long time. The methods that are
used in teaching a second language are those methods which have been developed with the
improvement of incomplete or inadequate sides of an accepted method. It has been observed that
the efforts to perfect teaching methods generally help the teaching of a foreign language,
especially Arabic. It is highly desirable in teaching Arabic in preparatory courses to use the
teaching method that provides the student with the fastest and most reliable way learning Arabic.
In this study, we will examine the method used in Arabic teaching in the Faculty of Theology of
Karabük University under the title of “The Competence of the Facultıes of Teology in Teaching
Arabic as a Second Language: The Case of Karabük University”.
International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD
Aladdin GÜLTEKİN
Arapça’nın Anadolu’da gerek gerek öğreniminde gerekse öğretiminde oldukça önemli bir geçmişi vardır. Bu
ecdadımızın İslam’ı din olarak kabul etmeleri ile başlamış günümüzde de devam etmektedir. Günümüzde yapılan
çalışmalar daha çok eski eserlerin yeniden ele alınıp incelenmesi ya da sunumu şeklinde olmaktadır. Arapçanın
öğrenilmesinde büyük öneme sahip gramer kurallarının öğrenimi ve öğretiminde günümüze kadar en etkin ve en güzel
yöntemini bulmak için çalışmışlardır. Bu çalışmalarda esas hedefe konan en iyi yöntemi bulma arayışı, özellikle daha
önce telif edilmiş eserlerin şerh edilmesi ya da telhis yapılması suretiyle gerçekleşmiştir. Bu çalışmalardan biri de İmam
Birgivî’nin İzhâru’l-esrâr adlı eserinin Seyyid Ali Borlulu tarafından yazılan Zubdetu’l-ezhâr Şerhu İzhâr adı ile Şerh
edilmesi örnek verilebilir. Her iki âlimin yaşadığı asırlarda yapılmış olan şerh ve telhisler, dil öğretimini çok daha
bilimsel zemine oturmuş, eşsiz eserleri ile Arapça öğrenme-öğretmeye katkıda bulunmuşlardır.
Bu çalışma, “Muhammed b. Pir Ali el-Birgivî’nin İzhâru’l-esrâr’ı ile Seyyid Ali Borlulu’nun “Zubdetu’lezhâr” Adlı Eserinin Mukayeseli İncelenmesi” başlığı altında iki eserin mukayesesi yapılarak, yöntemleri ve
yaklaşımları ortaya konulmaya çalışılacaktır.
Uluslararası Geçmişten Günümüze Karabük ve Çevresinde Dini, İlmi ve Kültürel Hayat Sempozyumu
UGGKS2019
Aladdin GÜLTEKİN